Haklı Sebep ile Fesihte Yazılı Bildirim Şartı

İş Kanununun 25. Maddesinde işverene, iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshetme hakkı tanınmıştır. Hükümde sayılı işçinin sağlık sorunları, ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan davranışları ve de zorlayıcı sebeplere dayanarak işveren, iş sözleşmesini bildirim sürelerini beklemeksizin derhal feshedebilir. İşveren bu fesih bildirimini yazılı olarak işçiye bildirmek zorunda değildir. Kanun koyucu işverene, bu fesih hakkını kullanabilmesi için böyle bir yükümlülük yüklemiş değildir.

Fesih bildiriminin yazılı olarak bildirilmesi şartı, feshin geçerli nedene dayandığı fesihlerde aranır. İş Kanununun 19. Maddesi hükmü ile işveren tarafından geçerli nedenlere dayanılarak yapılan fesihlerde, fesih gerekçesi açık ve kesin olarak belirtilmesi şartı ile fesih bildirimi yazılı olarak yapılmalıdır. Fesih bildiriminin yazılı olarak yapılmadığı fesihler geçersiz feshin hüküm ve sonuçlarını doğurur.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/496 E. 2017/824 K. Sayılı ve 24.1.2017 tarihli kararında haklı nedenle yapılan fesihlerde, fesih bildiriminin yazılı olarak bildirilmesi şartının aranmadığı hususu değerlendirilmiştir. Karar şöyledir:

Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin geçerli ve haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, davacı işçiye yazılı bir fesih bildirimi yapılmadığı gerekçesiyle, feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatmama tazminatının dört aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Dosyayı inceleyen Yargıtay 22.Hukuk Dairesi’ne göre;

4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesinin birinci fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse, aynı Kanun’un 21. maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilir.

4857 sayılı Kanun’un “İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı” başlığını taşıyan 25. maddesinin son fıkrasına göre işverenin haklı sebebe dayanarak iş sözleşmesini feshettiği durumda fesih bildiriminin yazılı yapılması şartı aranmaz.

Somut olayda, davacıya yazılı bir fesih bildiriminin yapılmadığı dosya içeriğine göre sabit ise de, davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının, işyerinde vardiya amirine fiziksel şiddet uygulaması gerekçesiyle iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini beyan etmiştir. İşverenin haklı sebebe dayanarak iş sözleşmesini feshettiğine yönelik savunması karşısında, fesih bildiriminin yazılı yapılması şartı aranmaz. Mahkemece bu yönün nazara alınmadan, işçiye yazılı bir fesih bildirimi yapılmadığı gerekçesiyle, feshin geçersizliğine karar verilmesi hatalı olmuştur. İddia, savunma ve tarafların delilleri değerlendirilerek, uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmelidir.”

Sonuç olarak;

  • İş sözleşmesi geçerli bir nedene dayanılarak feshediliyor ise, fesih gerekçesi açık ve kesin olarak belirtilmek şartı ile fesih bildirimi yazılı olarak yapılmalıdır.
  • Ancak iş sözleşmesi haklı bir nedene dayanılarak feshediliyor ise; fesih bildiriminin işçiye yazılı olarak bildirilmesi şartı yoktur.

Av. Tuba Babaoğlu

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir