Faili Bilinmeyen Olay Sebebi ile Departmandaki Tüm İşçilerin İşten Çıkartılması

Bu yazımızda, işyerinde gerçekleşen ve ancak faili bilinmeyen olumsuz bir olay sebebi ile, sorumlu olduğu düşünülen tüm işçilerin işten çıkartılmasının haklı ya da geçerli olup olmadığı anlatılacaktır.

İş sözleşmesi geçerli bir neden olmaksızın feshedilen işçi, İş Kanununun 18 vd. maddelerindeki şartları sağlaması durumunda işe iade davası açabilecektir.

Fesih için hangi durumların geçerli neden oluşturacağı kanunda tek tek düzenlenmiş değildir. “İşveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.” şeklinde genel bir ifade ile feshin geçerli bir nedene dayanması gerektiği düzenlemiştir.

İşçinin yeterliliğinden ve davranışlarından kaynaklanan sebepler haklı fesih sebeplerinin dışında sayılan sebeplerdir. Geçerli fesih sebebi sayılan hallerde iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren tarafından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyecek duruma gelmesi yeterlidir.

İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması ihtimalinden kaçınmaktır. İşçinin davranışları sebebiyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih sebebinden de bahsedilemez.

Peki bir işçinin güven sarsıcı bir davranışta bulunması geçerli ya da haklı bir fesih nedeni midir?  İşçinin böyle bir davranışının olması aynı bölümde çalışan iş arkadaşlarının iş sözleşmelerinin devamını etkiler mi? İşveren aynı bölümde çalışan işçilerin iş sözleşmelerini bu gerekçe ile feshederse geçerli bir fesihten bahsedilebilir mi?

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2016/12017 E. 2016/16525 K. Sayılı ve 6.6.2016 tarihli kararında bu sorularımızı cevaplandırmıştır.Kararda;

“Davacı vekili; müvekkilinin davalı işyerine ait … Şeker Fabrikasında çalıştığını,  8.9.2015 tarihinde de haksız şekilde iş sözleşmesinin sonlandırıldığını, iş sözleşmesinin sonlandırılmasının nedeninin makbuz kaybolma olayı olduğunu, ancak müvekkilinin kaybolma olayı ile ilgili herhangi bir hatası bulunmadığını, makbuzun kaybolduğu arşivin kapısının sürekli açık olduğunu, müvekkilinin bu olaydan dolayı sorumlu tutulamayacağını belirterek müvekkilinin işe iadesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili; müvekkili şirket ile davacı arasında güven ilişkisinin bozulduğunu, davacının iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, işverence her ne kadar davacı ile aralarında güven ilişkisinin bozulduğu iddiasıyla feshin yapıldığı belirtilmiş ise de işyerinde bir kişinin dışarıya sızdırdığı bir belge sebebiyle 5 işçinin birden işine son verilmesi işçinin işyerindeki kıdemi, geçmiş çalışmaları ve başkaca bu tür eylemine dair delil, verilmiş ceza veya başkaca bilgi-belge sunmaması da dikkate alındığında davacıya fesih dışında başkaca cezalar verilebilme imkanı varken fesih yoluna başvurulması işçi yönünden ağır bir ceza olup işverence feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı ve feshin geçerli sebeple yapılmadığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile, feshin geçersizliğine karar verilmiştir.

Karar süresi içerisinde davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.

yargitay

Dosyayı inceleyen Yargıtay 22.Hukuk Dairesi’ne göre;

Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, kanuni dayanak 4857 Sayılı Kanun’un 18. vd. maddeleridir.

İşçinin davranışlarına dayanan fesih, her şeyden önce, iş sözleşmesinin işçi tarafından ihlal edilmesini şart koşmaktadır. Bu itibarla, önce işçiye somut olarak hangi sözleşmesel yükümlülüğün yüklendiği belirlenip, daha sonra işçinin, hangi davranışı ile somut sözleşme yükümlülüğünü ihlal ettiğinin eksiksiz olarak tespit edilmesi gerekir. Daha sonra ise işçinin isteseydi yükümlülüğünü somut olarak ihlal etmekten kaçınabilip kaçınamayacağının belirlenmesi gerekir. İşçinin somut olarak tespit edilmiş sözleşme ihlali sebebiyle işverenin işletmesel menfaatlerinin zarar görmüş olması şarttır.

Geçerli fesih sebebinden bahsedilebilmesi için, işçinin sözleşmesel yükümlülüklerini mutlaka kasıtlı ihlal etmesi şart değildir. Göstermesi gereken özen yükümlülüğünün ihlal edilerek ihmali davranış ile ihlali yeterlidir. Buna karşılık, işçinin kusuruna dayanmayan davranışları, kural olarak işverene işçinin davranışlarına dayanarak sözleşmeyi feshetme hakkı vermez. Kusurun derecesi, iş sözleşmesinin feshinden sonra iş ilişkisinin arz edebileceği olumsuzluklara dair yapılan tahminî teşhislerde ve menfaatlerin tartılıp dengelenmesinde rol oynayacaktır.

Somut olayda; davalı şirketin arşiv kayıtlarında bulunması gereken bir makbuz örneğinin, şirketin önceki yönetim yetkililerince mevcut yönetim aleyhine eleştiri konusu yapılarak sosyal medyada paylaşıldığı, makbuzun akıbetinin işverence araştırılması sonrasında davacının görevli olduğu arşiv birimine teslim edilmiş olmasına rağmen bulunamadığı, hatta bilgisayar sistemine yüklenmiş örneğinin de silindiği, arşiv kısmında çalışan 5 kişiden hangisinin bilgisayarında silindiği tespit edilse de çalışanlar birbirlerinin şifreleri ile bilgisayara giriş yaptığından kaydı silen kişinin kim olduğunun kesin bir şekilde tespit edilemediği, bu durum sonrası işverenin arşiv kısmında çalışan kişilerin hepsine karşı güven duygusunun sarsıldığı anlaşılmıştır.

Her ne kadar mahkeme gerekçesinde, bir kişinin hatalı eylemi sebebiyle beş kişinin birden işten çıkarılmasının geçerli fesih olamayacağı belirtilmişse de makbuzun arşivden çıkarılması olayının gerçekleştirilmesinde, arşiv çalışanlarının hepsi işveren açısından şüpheli durumda olduğu gibi bilgisayar oturumu açılış şifrelerini birbirleri ile paylaşarak gerçek sorumlu veya sorumluların tespiti imkanını ortadan kaldıran kusurlu davranışlarının bulunduğu, işverenin işçiye karşı güven duygusunun iş ilişkisini devam ettirmesi beklenemeyecek düzeyde zarar gördüğü ve iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayandığı davalı işveren tarafından ispat olunmakla davanın reddi gerekirken kabulü hatalı olmuş ve mahkemenin işe iade kararı yerinde görülmemiştir. 4857 Sayılı Kanun’un 20. maddesi uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.”


Sonuç olarak;

  • İşçinin güven sarsıcı davranışı, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği sonucunu doğurduğundan, işveren tarafından yapılan fesih geçerli bir fesihtir.
  • İşçinin bu eylemi, aynı birimde çalışan diğer işçiler için de şüpheli bir durum teşkil ediyor ise ve eylemi gerçekleştiren sorumluların tespitinde kusurları var ise yine bu da geçerli feshin hüküm ve sonuçlarını doğuracaktır.

Av. Tuba Babaoğlu

1 yorum

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir