Primle Çalışan İşçilerin Fazla Mesai Alacakları- İçtihat Değişikliği

primle-calisma-halinde-fazla-mesai

primle-calisma-halinde-fazla-mesai

Tıbbi mümessil, Pazarlama elemanı, Satış Temsilcisi, Müşteri Temsilcisi gibi şirketlerin satış organizasyonunda çalışan ve genelde satış temsilcisi olarak adlandırılan meslek grubunun fazla çalışma iddialarının incelenmesi ve tespiti diğer meslek gruplarından biraz farklıdır. Prim usulü çalışarak zamanının büyük çoğunluğunu işyeri dışında geçiren ve sürekli yolda ya da görüşmede olan satış temsilcilerinin fazla mesai iddiaları hakkında Yargıtay 9.Hukuk Dairesi'nin 03.05.2013 tarihli kararını Satış Temsilcilerinin Primle Çalışması Ve Fazla Mesai İddıaları yazımızda analiz etmiştik. 

Yargıtay 9.Hukuk Dairesi'nin incelediğimiz kararında prim karşılığı çalışan bu işçiler yönünden prim ödemelerinin fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığı araştırılmasının gerektiği ve  İşçiye ödenen satış priminin fazla çalışmaların karşılığında ödenmesi gereken ücretleri tam olarak karşılamaması halinde aradaki farkın işçiye ödenmesi gerektiği yönünde karar verilmiş idi. 

Ancak primle çalışma halinde fazla çalışma ücretine hak kazanılıp kazanılmayacağı, kazanılacak ise miktarının tespit usulünün ne olacağı yönünde Yargıtay 9.Hukuk Dairesi Ocak 2016 yılında vermiş olduğu karar ile görüş değiştirmiştir. 

Yargıtay 9.Hukuk Dairesi'nin 19.01.2016 tarih ve 2014/21316 E ve 2016/1157 K sy kararına konu olan olaylarda; 

Davacı, davalı işyerinde satış destek elemanı olarak çalıştığını, iş sözleşmesini fazla mesai yapmasına rağmen karşılığının ödenmemesi sebebiyle haklı sebeple feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacaklarını istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılma sonunda bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fazla mesai ücret alacaklarının ödenmemesi nednei ile haklı sebeple feshettiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davalı … Servis Dağıtım Limidet Şirketi vekili, cevap dilekçesi ve kıdem tazminatı hesaplanırken primin dikkate alınmaması gerektiği ve fazla çalışma alacağı hesaplanırken primin dikkate alınmadığı gerekçesi ile temyiz etmiştir.

yargitay

Yargıtay 9.Hukuk Dairesi'ne göre; 

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fazla çalışma alacağının hesabı noktasında toplanmaktadır.

Prim, çalışanı özendirici ve ödüllendirici bir ücret ödemesi olup işverence işçiye garanti edilmiş bir temel ücretin üzerine belirli bir usule bağlı olarak ödenen ek bir ücrettir. İşverenin istek ve değerlendirmesine bağlı olabileceği gibi, sözleşme gereği olarak da verilebilir. Genel olarak pazarlamacılık sureti ile satışlarda çalışanların ücret yanında satış bedelinden belirli oranda prim(komisyon) aldıkları bilinen bir olgudur.

Fazla mesai ise kural olarak 4857 Sayılı İş Kanunu'na göre, kanunda yazılı şartlar çerçevesinde, haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. İşçi fazla mesai yapsın yapmasın prim ödemesi var ise bu ek ücrete hak kazanır.

Bu sebeple de ödenen prim alacağının fazla mesai ücretinden mahsubuna gidilemez.

Ancak ister gezerek, isterse işyerinde çalışsın satış temsilcisi mesaisi artıkça prim alacağı artacağından, bir anlamda yüzde usulü ile çalışması sözkonusu olduğundan fazla çalışma ücretinin yüzde usulünde olduğu gibi sadece zamlı kısmının (% 50) hesaplanması gerekir.

Somut uyuşmazlıkta, davacının değişen oranlarda prim alarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Saptanan bu durum karşısında ve yukarda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, fazla çalışma alacağının sadece %50 zamlı kısmının hesaplanıp hüküm altına alınması gerekir. Mahkemece bu husus dikkate alınmadan fazla mesai ücretinin % 150 hesaplanması hatalıdır.

——————

SONUÇ

1- Yargıtay 9.Hukuk Dairesi'nin 2016 tarihindeki bu içtihadına göre; önceki uygulamanın aksine İşçiye ödenen primler fazla mesai ücreti hesabından mahsup edilmez. 

2- Ancak fazla mesai hesabında fazla çalışan sürenin sadece %50 zamlı bölümü hesaba alınır.

yazarin-notu

YAZARIN NOTU

Yargıtay 9.Hukuk Dairesi, Yargıtay'ın diğer iş hukuku daireleri ile ortak bir şekilde primle çalışan işçilerin fazla mesai iddialarında ödenen primlerin mahsup edilmesi gerektiğini düşünürken, Ocak 2016 tarihli bu kararından bu içtihadından dönerek fazla mesainin ayrı hesaplaması, primin ayrı hesaplanması gerektiğine karar vermiştir. Bu kararın istikrar kazanıp kazanmayacağı şu aşamada meçhuldür. Ancak kanaatimizce olağandan fazla bir çalışma ile hak kazanılan primlerin, normal çalışma saatlerinin üzerinde fazla çalışma yapılarak kazanılabileceği durumlarda çalışana hem fazla mesai ücreti hem de prim ödemesi mükerrer bir kazanç sağlayıp adaletsiz bir zenginleşmeye yol açacaktır. Ancak olağan bir çalışmanın sonucu olmaksızın, örneğin şirketin veya şubenin genel başarısı sebebi ile tüm çalışanlara ödenen genel primlerde ise Yargıtay'ın görüşüne katılmak mümkündür.   

Av. Eren Evren

           Okyay | Evren 

Avukatlık & Arabuluculuk Ofisi

        www.okyayevren.av.tr

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir