İşçinin İstifaya Zorlandığını İddia Ettiği Durumda Ceza Davası Varsa Bekletici Mesele Yapılır

iscinin-istifaya-zorlanmasi

iscinin-istifaya-zorlanmasi

Çalışma yaşamında hep var olan fakat görmezden gelinen mobbing, bir çok iş yerinde hala çok sayıda çalışanın kabusu olmaya devam etmektedir. İşçi de işveren veya vekilince yapılan baskı sonucu, içinde bulunduğu psikolojik buhran ve stresten kurtulmak için aniden karar alıp istifa dilekçesi yazmaktadır.

Peki istifa dilekçesini imzalayıp işverene ibraz eden işçi, bütün haklarından vaz mı geçmiş olacaktır? Cevabımız elbette olumsuz, zira istifaya zorlanan işçi, iş mahkemeleri nezdinden iradesinin baskı sonucu sakatlandığını ispatlayarak işçilik alacaklarını talep edebilecek, hatta işverenin suç oluşturan bir eylemi var ise Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunabilecektir.

Bu haftaki yazımda, işçinin iş mahkemesinde görülen alacak davası ile, işverenin suç oluşturan eylemi nedeni ile açılan ceza davası arasında bir bağlantının bulunup bulunmadığı sorunsalını inceledim;

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/30830 E. 2015/30961 K. ve 3.11.2015 tarihli kararında;

Davacı, iş sözleşmesinin baskı altında istifa dilekçesi alınarak işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma ve ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davacının istifa ettiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ve ücret istemlerinin kabulüne, yıllık ücretli izin isteminin reddine karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

yargitay

Kararı inceleyen 9. Hukuk Dairesi,

İşçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. İstifa iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla birlikte iş ilişkisi sona erer. İstifanın işverence kabulü zorunlu değilse de, işverence dilekçenin işleme konulmamış olması ve işçinin de işyerinde çalışmaya devam etmesi halinde gerçek bir istifadan söz edilemez. Bununla birlikte istifaya rağmen tarafların belirli bir süre daha çalışma yönünde iradelerinin birleşmesi halinde, kararlaştırılan sürenin sonunda iş sözleşmesinin ikale yoluyla sona erdiği kabul edilmelidir.

İşçinin istifa dilekçesindeki iradesinin fesada uğratılması da sıkça karşılaşılan bir durumdur. İşverenin tazminatların derhal ödeneceği sözünü vermek ve benzeri baskılarla işçiden yazılı istifa dilekçesi vermesini talep etmesi ve işçinin buna uyması halinde, gerçek bir istifa iradesinden söz edilemez. Bu halde feshin işverence gerçekleştirildiği kabul edilmelidir.

İşverenin baskı uygulaması sonucu düzenlenen istifa dilekçesine değer verilemez. Dairemizce bu gibi hallerde feshin işverence gerçekleştirildiği, bununla birlikte işveren feshinin haklı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir.

İstifa belgesine dayanılmakla birlikte, işçiye ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmiş olması, Türkiye İş Kurumuna yapılan bildirimde işveren feshinden söz edilmesi gibi çelişkili durumlarda, her bir somut olay yönünden bu çelişkinin istifanın geçerliliğine etkisinin değerlendirilmesi gerekir.

İş sözleşmesinin istifa ile sona ermesi halinde, işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanması mümkün olmadığı gibi, ihbar ve kıdem tazminatlarına da hak kazanamaz. İstifa durumunda işçinin işverene ihbar tazminatı ödemesi yükümü ortaya çıkabileceğinden, istifa türündeki belgelerin titizlikle ele alınması gerekir. İmzaya itiraz ya da metin kısmına ilaveler yapıldığı itirazı mutlak olarak teknik yönden incelenmelidir.

Somut olayda davacı, iş sözleşmesinin baskı altında istifa dilekçesi alınarak işverence haksız feshedildiğini iddia etmiş, davalı ise davacının baskı altında olmaksızın istifa ederek işi bıraktığını savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince dinlenen tanık beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, işçinin istifa dilekçesi verdiğine ilişkin görgüye dayalı bilgiye sahip olmadıkları anlaşılmaktadır. Dosya içeriğinden davacı tarafından işvereni hakkında zorla istifa dilekçesi aldığı iddiası ile suç duyurusunda bulunulduğu ve işveren hakkında Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2 E, 2 K, sayılı dosya ile kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır. İşveren hakkında açılan kamu davasının, UYAP üzerinden yapılan denetim sonucunda, kesinleşmediği anlaşılmaktadır.

Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararı, istifa dilekçesinin irade fesadı ile alınıp alınmadığının ispatı yönünden, mutlak surette etkileyecek niteliktedir. Mahkemece Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi'nin E. K, sayılı dosyanın kararının kesinleşmesini bekleyerek sonucu değerlendirilerek karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.

Dairemizin önceki kararlarında; fazla çalışma ücretlerinden yapılan indirim, kabul edilen fazla çalışma süresinden indirim olmakla, davalı tarafın kendisini avukatla temsil ettirmesi durumunda reddedilen kısım için davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği kabul edilmekteydi.

Somut olayda, ilk Derece Mahkemesince eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.

SONUÇ

İşçinin baskı altında istifaya zorlanması durumunda, işçinin hakları sona ermemektedir. İşçi, hak etmiş olduğu alacakları talep edebileceği gibi, işvereninin suç oluşturan bir eyleminin varlığı durumunda savcılığa şikayette bulunabilmektedir. Bu iki dava birbiri ile bağlantılı olmakla, ceza davasının akıbeti alacak davası ile yakından ilişkilidir. Bu sebeple, iş mahkemelerinde görülen alacak davasında karar verilmeden, ceza dosyanın kararı ve kesinleşmesi beklenmelidir.

Av. Gözde Gökçe

           Okyay | Evren 

Avukatlık & Arabuluculuk Ofisi

        www.okyayevren.av.tr

 

2 yorum

  1. ben 16/09/206tarihinde işverenimin ofisine çağrılarak benim istifa dilekçesini imzalamamı istediler bende neden deyince fetöyle alakam olduounu bu yüzden (ben bir bankada temizlik görevlisi olarak çalışıyordum)bankanın üstlerinden bir yazı geldiğini ve bende dahil 12 kişinin işten çıkarlmasını talep etmişler. ben böyle bir şeyin olmadığını imzalamıycağımı söyleyince bana baskı yapıp işte polise ihbarda bulunuruz gözaltına alınırsın belkide tutuklanırsın dediler.ben yinede ne olursa olsun tamam ben razıyım araştırsınlar beni deyince bunlar (sekreter ve şirket müdürü) skıldılar tabiiki bu sefer bana yardımcı olan oğlum temizlik şirketine girmeme vesile olmuştur. oğlumda bu arada bir bankada ofis destek yetkilisi olarak çalışıyor. oğlumlan sııştırdılar beni işte bu oğlunada yansır diye oğlum bu arada yeni evli olduğu için borçları var tabii bende ben işten çıkayım bari çocuğuma bir şey olmasın diye istifa dilekçesini imzalamak zorunda kaldım. yani bunlar olurken benim şahidim yoktu sekreterinde benim lehime konuşacağını zannetmiyorum şimi ben ne yapmalıyım tazminatımı yıllık iznimi vereceklerini söylüyorlar verselerde beni iftirayla işten çıkmam için istifaya zorladılar. benbaşka bir çalışandan işittiğime göre bu ftöden değil yaştan dolayı çıkarılmışız keşke bunu iftira atmadan söyleselerdi. sizin başınızıda şişirdim ama mağdur durumdayım ne yapmalıyım

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir