Bordroda Gösterilen Ücret ile Gerçek Ücretin Farklı Olması

iscinin-gercek-ucreti

iscinin-gercek-ucreti

İşyerlerinde çoğu zaman yüksek SGK ve vergi maliyeti sebebi ile işçilerin bordrolarında gösterilen ücret ile aldıkları ücretler genelde birbirinden farklı olur. İşçinin yakın süre içerisinde emeklilik veya sağlık yardımı gibi konularda olumsuz etki göstermeyen bu duruma işçiler de genellikle itiraz etmez. Ancak iş ilişkisi sona erdiğinde, bir şekilde ilişki kötü bir şekilde bitmiş ise, işçiler ve işverenler arasında bordroda gösterilen ücretin gerçek ücretten düşük olması durumu sebebi ile olumsuz olaylar yaşanır.

Mahkemelere yansıyan olaylarda, iş akdinin feshinin akabinde, işçilik alacakları bordroda gösterilen ücret üzerinden hesaplanmıştır. Oysa ki; işçiler kıdem ve ihbar tazminatı gibi alacaklarının gerçek ücret üzerinden hesap edilmesini istemektedir. Yargıtay’ın iş davaları ile ilgilenen daireleri son dönemde istikrarlı bir şekilde, İşveren ile işçi arasında ücre konusunda bir ihtilafın olması halinde ücret araştırması yapılması gerektiğine hükmetmektedir. 

Yargıtay 7.Hukuk Dairesi’nin 28.10.2013 tarihli ve 2013/8927 E ve 2013/16396 K sy kararını konu olan olaylarda da benzer bir durum yaşanmıştır. 

Davacı, davalı işverene ait otel işyerinde, ilk olarak 1988- 1999 yılları arasında çalıştığını, 1999 yılı Mayıs ayında emekli olduktan sonra hiç ara vermeksizin, emeklilikten sonraki dönem yönünden sezonlarda, her yıl 7 ay, mübayaa-satın alma bölümünde aylık 1.782,00-TL net maaşla çalıştığını, davalı işyerinin yabancı bir firmaya kiralanması ve yeni işverenin kendisi ile çalışmak istememesi nedeniyle 31.7.2007 tarihinde, iş akdinin bildirimsiz ve haksız olarak feshedildiğini, ancak kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek bu alacaklarının ödetilmesini istemiştir.

Davalı, davacının ilk olarak 20.5.1988’de işe başlayıp 5.5.1999’da emekli olduğunu, emekli olduğu tarihte tüm işçilik alacakları ödendiğini; emekliliği sonrasında da mevsimlik işçi olarak çalışan davacının hizmet akdinin 30.11.2007’de sona erdiğini, davacıya dava konusu, emeklilik sonrası dönem yönünden de kıdem ve ihbar tazminatı ödendiğini, fazla mesai ve hafta tatili alacaklarının 5 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, bu nedenle bir kısım alacakların zamanaşımına uğradığını, ayrıca davacı ile aralarında yapılan iş akdinin 4.maddesinde fazla çaışma ücretinin ücrete dahil olduğunun kararlaştırıldığını, son ücretinin brüt 600,00 TL olduğunu ve bu hususun imzalı bordro ve ibraname ile sabit olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, davacının ücretini, 1.782,00 TL net olarak kabul eden bilirkişi raporuna göre, yapılan hesaplama üzerinden, kıdem ve ihbar tazminatı ile hafta tatili ücreti alacağının kabulüne, fazla çalışma ücreti talebinin reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

Uyuşmazlığı inceleyen 7.Hukuk Dairesi’ne göre; 

Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.

Somut olayda, davacı, net 1.782,00 TL ücretle çalıştığını beyan ederken, davalı ise, brüt 600,00 TL ücret aldığını savunmuştur. Hükme esas alınan raporunda bilirkişi, “davalı işyeri yönünden incelediği diğer dosyalardan, davalı işverenin, çalışanların gerçek ücretlerini kayıtlara yansıtmadığını bildiğini, bu nedenle davacının iddia ettiği ücreti baz alarak hesaplama yapacağını” belirtmiş ve davacının bildirdiği ücreti esas alarak yaptığı hesaplama mahkeme tarafından hükme esas alınmıştır. Ancak davacının iddia ettiği ücret ile davalının beyan ettiği ücret arasında büyük bir fark vardır. Böyle durumlarda davalı kayıtlarına itibar edilmemesi doğru ise de, mahkemece davacının alabileceği ücret, yaptığı iş, kıdemi, işçinin eğitim durumu v.b. özellikleri yazılarak işçi ve işveren sendikaları meslek kuruluşlarından özellikle ilgili meslek odasından araştırılarak, gelen cevabi yazıların ve tüm dosya içeriğinin birlikte değerlendirilmesi ile çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.

şeklinde bir değerlendirme yapılmış ve Yerel Mahkemenin hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. 

————————————————————————————————————————————————————————————————————–

SONUÇ

1- İşçinin aldığı gerçek ücret, bordroda yazılı ücretten daha yüksek ise Mahkemece ücret araştırması yapılmalıdır. 

2- Ücret araştırması yapılırken; Mahkemece, yaptığı iş, kıdemi, işçinin eğitim durumu v.b. özellikleri yazılarak işçi ve işveren sendikaları meslek kuruluşlarından özellikle ilgili meslek odasından araştırılarak, gelen cevabi yazıların ve tüm dosya içeriğinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. 

            Av. Eren Evren

             Okyay | Evren 

Avukatlık & Arabuluculuk Ofisi

        www.okyayevren.av.tr

 

3 yorum

  1. EREN BEY
    Ben bir inşaat firmasında çalışıyorum 4 yıldır bu firmadayım. daha bu zamana kadar hiç bordro imzalamadım sigortam askeri ücret üzerinden yatıyor görünüyor fakat benim bankaya yatan ücretim daha yüksek ve açıklama olarakta sadece firma ismi yazıyor. agi ve benzeri ücretlerin hiçbiri görünmüyor ve ayrı olarak herhangi bir para almıyorum. bu sebeple haklı fesih yapabilirmiyim yada işverenle nasıl bir yol izlemem gerekiyor.Cevaplarsanız çok memnun olurum. teşekkür ederim.

  2. Sayın Av. Eren Bey
    Özel bir okulda 4 yıldır öğretmenlik yapmaktayım. Her yılda sözleşmem temmuz ayında yenileniyor. Fakat ucret konusunda bana imzatılan brüt maaş ile bana ödenen maaş ve borduroda ki görünen miktar arasında buyuk farklılıklar var. Her ay başındada maaşımın üzerinde bir ücreti aldığıma dair muhasebe kağıtları imzalatılıyor. Kanunda özel okuldaki ögretmenin resmi kurumdaki ögretmenden daha az alamayacağı belirtilmiş. Borduromda devlet öğretmeni ile aynı maaş gözüküyor ama bana ödenen çok daha düşük bir miktar. Böyle bir durumda sözleşmemi tek taraflı fesh edip kıdem ve ihbar tazminatı albilirmiyim. Ya da yasal haklarım nedir. Cevaplarsanız çok memnun olurum. Şimdiden ilginiz ve yardımınız için teşekkür ederim.

    1. Merhaba;

      <span style="font-family: Verdana; font-size: 13px; line-height: 19px; text-align: justify;">Ücretlerin Banka Aracılığı ile Yatırılmasına Dair Yönetmeliğin 10.maddesine göre; İşyerleri ve işletmelerinde İş Kanunu hükümlerinin uygulandığı işverenler ile üçüncü kişiler, Türkiye genelinde çalıştırdıkları işçi sayısının en az 10 olması hâlinde, çalıştırdıkları işçiye o ay içinde yapacakları her türlü ödemenin kanunî kesintiler düşüldükten sonra kalan net tutarını, bankalar aracılığıyla ödemekle yükümlüdürler.</span>

      Bu sebeple size imzalatılan kağıtların baskı yolu ile imzalatıldığını ve aslen daha düşük bir ücret aldığınızı tanıklar yolu ile ispatlarsanız, ücretinizin eksik ödenmesini gerekçe gösterip iş akdinizi feshedebilirsiniz. Ancak bu durumda yalnızca kıdem tazminatınızı alırsınız. Bu konuda ilgili yazıyı  "Haklı Sebeple İstifa Eden İşçi İhbar Tazminatı Alabilir mi ?" okuyabilirsiniz.

      Av. Eren Evren

       

       

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir