İş Davalarında Zorunlu Arabuluculuk Geliyor

is-davalarinda-arabulucu

is-davalarinda-arabulucu

2013 yılı sonlarından itibaren hukuk sistemimizde fiili olarak yer alan ve önümüzdeki yıllarda her türlü hukuk uyuşmazlığında zorunlu hale gelmesi öngörülen arabuluculuğun, yakın tarihte öncelikle işçi ve işveren uyuşmazlıklarında zorunlu hale getirilmesi için yasal düzenlemeler yapılmaktadır. Zorunlu arabuluculuğun ilk olarak iş uyuşmazlıklarında başlamasının sebebi de bugüne kadar yapılan arabuluculuk anlaşmalarından çoğunun “%67 gibi bir oran” açık ara iş hukuku konusunda olmasıdır. Olumlu sonuçlanması oranı ise %98’dir.

21 Haziran 2016’ya kadar bitirilmesi öngörülen düzenlemeye göre iş ve işveren uyuşmazlıklarında işçi ya da işveren dava açmadan önce zorunlu olarak bir arabulucuya başvuracak ve bu başvuru dava ön şartı olacaktır. Elbette taraflar anlaşmak zorunda olmayıp, arabuluculuk görüşmelerini diledikleri zaman son vermek konusunda serbestler.

Büyük bir kısmı mevcut bir kısmı da yeni yapılacak düzenlemelere göre bu sistemin faydalarına değinecek olursak;

Arabulucu, tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişidir. Taraflar arabulucuyu serbestçe seçebilirler, süreçte kendi kararlarını kendileri verirler. Arabuluculuk görüşmeleri gizlidir. Taraflar arabuluculuk görüşmelerine avukatları ile birlikte de katılabilirler.  

is-davalarinda-arabulucu-iki

Yeni düzenlemeye göre; arabuluculuk görüşmelerinde arabulucunun ücretinin ilk iki saati işçi ya da işveren tarafından ödenmeyecek, bu ücret devlet tarafından ödenecektir. İki saati aşan görüşmeler için arabuluculuk ücreti, taraflarca eşit olarak ya da aralarında anlaştıkları takdirde tek tarafça ödenebilecektir. Aslında iki saatlik görüşme, işçi ve işveren uyuşmazlıklarında arabuluculuk için çoğu zaman yeterli olup, taraflar anlaşma ya da anlaşmama konusunda zaten bir yol alacaklardır.

Arabuluculuk kurumu, özellikle maddi durumu daha düşük olan işçiler için kaçırılmaz bir fırsattır. Çünkü genellikle işten çıkartılmış olan ve bu sebeple ekonomik zorluklarla uğraşan işçi için dava açarken ödemek zorunda olduğu yargı harçları ve tanık, bilirkişi ile diğer delilleri için ödediği gider avansı büyük bir ekonomik külfet oluşturuyor.

Arabuluculuk ise neredeyse masrafsız bir yoldur.  Taraflar arabuluculuk sürecinde herhangi bir harç yatırmayacakları gibi, tebligat, bilirkişi, tanık veya keşif gibi giderlere de katlanmıyorlar. İşveren için ise; hızlı bir yöntem olması, belki yıllarca sürecek bir davayla uğraşmak, karşılık ayırmak ve haksız çıktığı takdirde yargı giderleri, karşı taraf vekalet ücreti ve yüklü miktarda faiz ödemek zorunda kalmaması açısında işveren avantajınadır.

Dava açacak işçi ya da işveren dava açmadan önce, sicilden seçtiği bir arabulucu yok ise adliyelerde bulunan Arabuluculuk Merkezleri’ne gidip uyuşmazlığı için arabulucu atanmasını talep edebilecektir.

Davadan önce ve devam eden davalarda, arabuluculuk sürecinin başlamasıyla zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez. 

Yargı sürecinin genel olarak çok uzun sürdüğü ülkemizde, çok daha kısa bir sürede uyuşmazlığın çözülmesini sağlayabilecek olan arabuluculuk sisteminin ön şart haline getirilmesi gerek işçi gerekse işveren için büyük avantajlar sağlıyor. Yargının yükünün azaltılmasına katkı sağlayacağı için adalet sistemi açısından da büyük  önem taşıyor.

  Arabulucu Yüksel Okyay Evren

             Okyay | Evren 

  Avukatlık & Arabuluculuk Ofisi

          www.okyayevren.av.tr    

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir