İş Mahkemesi, Ceza Mahkemesinin Kararını Bekletici Mesele Yapmalı mıdır ?

Bu yazımızda ceza mahkemesi kararının bekletici mesele yapılması gerektiğine hükmeden Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 09.09.2019 tarihli ve 2016/6090 E., 2019/15390 K. Sayılı kararını inceliyoruz.

İşverene iş akdinin derhal feshi hakkını tanıyan İş Kanunu’nun 25. Maddesi ile yer alan düzenlemede, haklı nedenle fesih sebeplerini, sağlık sebepleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve zorlayıcı sebepler olarak kategorize etmek mümkündür.

İş akdinin feshine sebep gösterilecek bazı durumlarda “işçinin eyleminin” ceza yargılamasına konu edilmesi mümkündür. Zira, işçinin eylemi Türk Ceza Kanunu kapsamında şikayete tabii olan ya da resen soruşturulan bir suç niteliğine sahip olabilir. Bu durumda, suçtan zarar gören ya da suçun mağduru olan işveren ya da feshe konu olan eylemin bizzat süjesi olan işveren vekili, çalışanı ya da işveren yakınları, sözleşmesi feshedilen işçiyi feshe konu eylem nedeniyle şikayet etme hakkına sahiptir.

İşçinin feshe konu eylemi neticesinde, eylemin suç olarak kabul edilmesi halinde başlatılan soruşturma ve akabinde devam eden yargılama sürecinde işçi, suç niteliğinde olduğu iddia edilen eylemine dayandırılan feshin haklı nedenle yapılmadığı iddiasıyla feshe bağlı işçi alacaklarını işverenden talep edebilir.

İşçi hakkında ceza soruşturması ve kovuşturması varsa bu konuda ayrıca bir değerlendirme yapılması gerekir.

“6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi hükmü gereğince, hukuk hakimi kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi olgu ile bağlıdır. Ceza mahkemesi kendine has usuli olanakları sebebiyle hükme esas aldığı maddi olayların varlığını saptamada daha geniş yetkilere sahiptir.

Bu nedenle, hukuk hakiminin, ceza hakiminin fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağı saptayan maddi vakıa konusundaki kabulü ve ceza mahkemesinin kabul ettiği olayın gerçekleşme şekli diğer bir deyişle maddi vakıanın kabulü konusunda kesinleşmiş olan bir mahkumiyet veya maddi vakıa tespiti yapan beraat hükmüyle bağlı olacağı hem ilmi (Prof. Dr. Kemal Gözler, “Res Judicata’nın Türkçesi Üzerine”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 56, Sayı 2, 2007, s.45-61 ) hem de kökleşmiş kazai içtihatlarla benimsenmiş bulunmaktadır.”

Ancak ceza yargılamasının oldukça uzun sürdüğü dikkate alındığında İş Mahkemesi huzurunda yürütülen yargılamada da ceza yargılamasına konu edilen işçinin iş akdinin feshine yol açan eylemi ile ilgili ceza mahkemesinin kararı bekletici mesele yapılmalı mıdır?

Bu konuda, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 09.09.2019 tarihli ve 2016/6090 E., 2019/15390 K. Sayılı ilamı şu şekildedir;

Davacının İddiaları

Davacı vekili; davacı tarafından keşide edilen ihtarnamenin davalıya ulaşması üzerine davalı tarafça aynı gün içerisinde fakat değişik tarihler taşıyan tutanaklar tutulduğunu, ihtarnameye uydurma beyanlar yazdığını ve davacının sözde güveni kötüye kullandığını iddia ettiğini, davacının haklarını aramasına engel olmak ve gözünü korkutup yıldırmak gayesiyle davacı hakkında maddi-manevi tazminat davası açtığını iddia ederek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, fazla çalışma ücreti, yıllık ücretli izin alacağı ve resmi tatil çalışma alacağının tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.

Davalının Cevabı

Davalı vekili; davacının iş akdinin davalı tarafından feshedilmiş olmasının hakiki sebebini davacının işyeri ve çalışma düzeni kurallarına uymaması, çalışma ahengini bozması ve işyeri kasasından zimmetine para geçirmiş olduğunun tespit edilmesi olduğunu, tespit edebildikleri kadarıyla 32 ayrı işyerinden toplam 2.487,00 TL su bedelinin davalı uhdesinde olduğunu, bu bedelin faiziyle birlikte tahsilini talep ettiklerini, davacının suç vasfı taşıyan eylemleri sebebiyle de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/…….. hazırlık numaralı dosyası ile emniyeti suistimal, dolandırıcılık, küfür ve hakaret sebebiyle şikayetçi olunduğunu, soruşturmanın devam etmekte olduğunu savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Yerel Mahkeme Kararı

Mahkemece, davacının iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatını gerektirecek şekilde sonlandığının kabulüyle kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, ücret alacağının ve ulusal bayram ve genel tatil ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin Kararı

Davacının iş akdine iş yerine ait parayı zimmetine geçirdiği iddiası ile bu husus haklı fesih sebebi kabul edilerek davalı işveren tarafından son verilmiştir. Her ne kadar davacı, davalı işverenin feshe konu ettiği eylemi nedeni ile yargılanmış ve isnat edilen suçu işlemediği kabul edilerek beraat etmiş ise de bu karar henüz kesinleşmemiştir.

Karar kesinleşmediğine göre söz konusu kararın bozulması ve davacı işçinin mahkumiyetine karar verilmesi ve kararın bu şekilde kesinleşmesi ihtimalinde ceza davasındaki mahkûmiyet hükmünün hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek davalı işverenin fesihte haklı olup olmadığının belirlenebilmesi için ceza davası sonucunda verilen kararın kesinleşmesi beklenmeden, ceza mahkemesinin kararı bekletici mesele yapılmaksızın davalı işverenin fesihte haksız olduğunun kabulü hatalıdır.

Dolayısıyla,

  • İşçinin iş akdinin feshine konu edilen eylemin ceza yargılamasına konu edilmesi halinde ceza davasındaki kesinleşen maddi vakıaların hukuk hakimini bağladığının kabulü ile, ceza yargılamasındaki mahkumiyet/beraat hükmünün kesinleşmesinin beklenmesi gerekmektedir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 09.09.2019 tarihli ve 2016/6090 E., 2019/15390 K. Sayılı kararının tam metnine buradan ulaşabilirsiniz

           Av. Murat Yalçın

            Okyay | Evren  

 Avukatlık & Arabuluculuk Ofisi

         www.okyayevren.com

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir