Avans Yıllık İzin ve Eksi Bakiye Yıllık İzin Uygulamaları

avans-izin-eksi-bakiye

Uygulamada bazı işverenlerin çalışanlarının aslında yıllık izin hakları olmamasına rağmen avans yıllık izin verdikleri ve eksi bakiye yıllık izin uygulaması olarak adlandırdıkları bu uygulama ile çalışanlarını avans yıllık izin sebebi ile kendilerine borçlandırdıkları görülmektedir.

Eksi Bakiye Yıllık İzin uygulamasında bir tam yılını doldurmayan çalışanların henüz hakketmedikleri izinleri kullanmalarına avans izini olarak onay verilmekte ve bu şekilde çalışanlar eksi bakiyeye düşürülüp işverenlere borçlandırılmaktadır.

İş ilişkisi devam ederken avans yıllık izinlerin eksi bakiyede olması sorun yaratmaz iken çalışanın eksi bakiye yıllık izini varken iş akdinin sona ermesi halinde eksi bakiye yıllık izin sebebi ile işverene borçlu olup olmadığı tartışma konusu olmaktadır. İşverenlerin verilen avans sebebi ile eksi bakiye yıllık izinleri çalışanların alacaklarından mahsup ettikleri görülmektedir

Oysa ki; İş Kanunu’nun 53.maddesine göre işyerinde işe başladığı günden itibaren deneme süresi de dikkate alınarak yapılan hesap ile bir tam yıl çalışmış olan işçilerin yıllık ücretli izin hakkı olacaktır.

Yıllık izine hak kazanmak için bir tam yılın doldurulmuş olması gerekir. Örneğin çalışan 1 yıl 11 ay çalışmış ve iş akdi sona ermiş ise yıllık izine esas hesaplama kıdem tazminatından farklı olarak sadece 1 yıllık çalışma süresi üzerinden yapılacaktır. Uygulamada olduğu gibi pro-rata hesap tarzı yasada düzenlenmemiştir.

İşverenlerin eksi bakiye yıllık izini olan çalışanlarının bu borçlarını alacaklarından mahsup edip edemeyecekleri Yargıtay 9.Hukuk Dairesi’nin 14.10.2020 tarih ve E. 2016/26145 ve K. 2020/11957 sy kararında tartışılmıştır. Karara konu olan olaylarda;

  • Uyuşmazlık Konusu Olay

Yargıtay kararında tespit edildiği üzere taraflar arasındaki sözleşme davalı işçi tarafından ihbar süresine riayet edilmeden feshedilmiştir ve davalı işçi 2 yıl kıdemi karşılığında yıllık ücretli izin hakkı 28 gün olmasına rağmen 34 gün izin kullanmıştır.

  • Davacının İddiası

Davacı işveren vekili, davalı karşı davacı işçinin, haklı neden olmaksızın işyerini terk ettiğini, davalının doktora sınavlarına hazırlanmak üzere haftada bir gün izin istediğini, fakat davalının yerine çalışacak personel olmaması ve yıllık izin hakkının da bulunmadığından bu talebinin reddedildiğini, davalının kurban bayramından sonra işe gelmediğini, hakkında tutanak tutulduğunu, davalı işçinin noter ihtarnamesi ile taleplerde bulunduğunu ileri sürerek, ihbar tazminatı ve fazla kullandırılan 7 günlük izin ücretinin yasal faizi ile birlikte davalı işçiden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

  • Davalının Savunması ve Karşı Davası

Davalı karşı davacı işçi vekili, müvekkilinin 18.06.2012 tarihinde müşteri temsilcisi olarak işe başladığını, ancak bildiriminin 01/08/2012 tarihinde yapıldığını, bu durumun düzeltilmesini talep ettiğini, ancak düzeltme yapılmadığını, ayda 10-15 gün fazla çalışma yaptığını, çalışmasının karşılığının ödenmediğini, iş akdini haklı nedenle feshettiğini savunarak asıl davanın reddine, karşı dava yönünden ise kıdem tazminatı, ikramiye, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacağının davacı karşı davalı işverenden tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

  • Yerel Mahkemenin Kararı

avans-izin-eksi-bakiye-borclanma

Yerel Mahkemece

  • Davalı işçinin de fesih bildirim sürelerine uymadığı, bu nedenle 6 haftalık bildirim süresi tutarında davacı işverenin ihbar tazminatı almaya hak kazandığı,
  • Davalı işçinin 2 yıl kıdemi karşılığında yıllık ücretli izin hakkının 28 gün olduğu, ancak 34 gün izin kullandığı, dolayısıyla hakettiği yıllık izin süresini 6 gün aştığı,
  • Davalı işçinin işe giriş bildiriminin geç yapıldığı, bu durumda davalı işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle fesih hakkı doğduğu,

hususları tespit edilerek davalı karşı davacının kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne ihbar tazminatı ve fazla kullanılan yıllık ücretli izin alacağının davalı işçiden alınarak davacı karşı davalı işverene verilmesine, karşı davanın ise kısmen kabulüne kıdem tazminatı ve ikramiye alacağının davacı karşı davalı işverenden alınarak davalı karşı davacı işçiye verilmesine karar verilmiştir.

Yerel mahkeme bir nev’i Nasreddin Hoca misali hem işçiye hem de işverene “haklısın” diyerek aynı olaydan hem davacı hem de davalı lehine haklılık tespit etmiştir.

  • Yargıtay 9.Hukuk Dairesi’nin Kararı

Bu sebepler kararı her iki taraf vekili de haklı olarak temyiz etmiştir.

Dosyayı inceleyen Yargıtay 9.Hukuk Dairesi çok detaylı bir gerekçe veya izahat yazmamış ve konuyu çok da uzatmamıştır.

Yargıtay 9.Hukuk Dairesi’ne göre;

  • Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere iş sözleşmesi, davalı karşı davacı işçinin haklı feshi ile sona ermiştir. İş sözleşmesi işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğine göre, davacı karşı davalı işverenin talep ettiği ihbar tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalıdır.
  • İşverenin işçiye kullandırdığı yıllık ücretli iznin hak edilenden fazla olduğu öne sürülerek karşılığında parasal iade talep etmenin yasal bir dayanağı yoktur. Bu nedenle davacı karşı davalı işverenin davalı karşı davacı işçiye fazladan kullandırdığı 6 gün için talep ettiği alacağın reddi gerekirken kabulü de ayrıca hatalıdır.

yargitay

SONUÇ

İnceleme konusu olayda tam olarak detayları belirtilmemiş olsa da işveren tarafından çalışana hak etmiş olduğundan daha fazla gün avans yıllık izin kullandırılmıştır. İşverenin elinde fazla uygulamaya yönelik olarak bir yazılı belge vs olduğu da dosya içerisinden anlaşılmamaktadır. Bu durum bize eksi bakiye yıllık izin uygulaması yapıldığını düşündürtmekte ve işverenin nasıl olsa gelecek dönemlerde bu izinleri eritebileceğini planlandığını göstermektedir.

Ancak Yargıtay kararında açıkça anlatıldığı üzere İşverenin işçiye kullandırdığı yıllık ücretli iznin hak edilenden fazla olduğu öne sürülerek karşılığında parasal iade talep etmenin yasal bir dayanağı yoktur. Bu sebeple çalışan ile herhangi bir şekilde mutabakata varmaksızın fazla izin kullandırmak sureti ile eksi bakiye yıllık izin yaratılması işverenin aleyhine olacak ve eksi bakiye yıllık izin ücretleri çalışandan talep edilemeyecektir.

Yargıtay 9.Hukuk Dairesi’nin 14.10.2020 tarih ve E. 2016/26145 ve K. 2020/11957 sy kararının tam metnine buradan ulaşabilirsiniz

    Av. Eren Evren

            Okyay | Evren  

 Avukatlık & Arabuluculuk Ofisi

         www.okyayevren.com

 

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir