Altı Aylık Sürenin Dolmasına İki Gün Kala İş Akdinin Feshi

4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için fesih bildirimin yapıldığı tarihte aynı işverene ait işyeri veya işyerlerinde fasılalı da olsa iş ilişkisine dayalı kıdeminin en az altı ay olması gerekir.

İşçinin 6 aylık kıdem hesabına deneme ve askıda kalan süreler de dahil edilir. Başka bir anlatımla bu hesapta fiili çalışma süreleri mutlak olarak aranmaz. Aynı Kanunun 66’ncı maddesinde belirtilen, yolda, süt izninde veya iş yapmak için işyerinde beklerken geçen süreler de çalışma süresinden sayılan haller altı aylık kıdemin sayılmasında dikkate alınacaktır.

İşçinin feshe karşı koruyan hükümlerden yararlanabilmesi için, altı aylık kıdem süresini aynı işveren nezdinde iş sözleşmesine dayanan iş ilişkisi içerisinde geçirmiş olması zorunludur. Yani çıraklıkta, stajda veya işveren ile ortak olarak iş yapılan dönemde geçen süreler 6 aylık sürenin hesabında dikkate alınmayacaktır. 

Altı aylık süre zarfında iş sözleşmesinin feshinde 18’nci maddede düzenlenen geçerli sebepler aranmaz. Süreli fesih yoluyla iş sözleşmesinin feshi mümkündür. Ancak, işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanmasını engellemek amacıyla, işverenin iş sözleşmesini altı aylık sürenin bitimine bir kaç gün kala feshetmesi, dürüstlük kuralına aykırılıktan dolayı geçersiz kılınabilir.

Kanun altı aylık kıdemi olan işçilerin iş güvencesinden yararlanacaklarını öngördüğüne göre, bu sürenin fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarihte doldurulmuş olması şarttır. Sürenin bildirim önelleri sonunda dolacak olması, güvenceden ya­rarlanabilmek için yeterli değildir.

Peki altı aylık sürenin dolmasına bir iki gün kalması halinde yapılacak fesihler her durumda işçinin iş güvencesinden yararlanmasını sağlamaya engel olmak için kötüniyetli bir şekilde yapılmış olarak kabul edilecek midir ? İşverenin gerçekten de çalışmak istemediği işçi ile iş güvencesi kapsamında bir ilişki kurulmasını istememe hakkı yok mudur ?

Konu ile ilgili Yargıtay 9.Hukuk Dairesi’nin 09.11.2017 tarih ve 2016/28920 E ve 2017/17860 K sy kararına konu olan olaylarda bu konu tartışılmıştır.

Karara konu olan olaylarda Davacı vekili davacının 16.09.2015 tarihinden, iş akdinin feshedildiği 17.03.2016 tarihine kadar davalı işveren şirkette çalıştığını ve feshin geçerli sebebe dayanmadığını gerekçe göstererek Müvekkilinin işe iadesini talep etmiştir.

Davalı vekili ise davacının işten ayrılış tarihinin 14.03.2016 olduğunu, davacının ıslak imzasını taşıyan ibranamede davacı tarafından 14.03.2016 tarihinde imzaladığını, davacının, iş yerinde 16.09.2015 tarihinden 14.03.2016 tarihine kadar çalıştığını, 14.03.2016 günü davacının işyerine gelerek ibranameyi imzaladığını ve ihbar tazminatı ile sair diğer haklarını alarak işten ayrıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Yerel Mahkemece, davacının işe giriş tarihinin 16/09/2015, işten ayrılış tarihinin 14/03/2016 tarihi olduğu, toplam prim gün sayısının 179 olduğu, prim sayısına göre davacının 6 aylık kıdemini doldurmasına 1 gün kala sözleşmesinin fesih edildiği, fesih gerekçesinin davacıya yazılı ve açık bir şekilde yapılmadığı, davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunun 19 maddesine aykırı olarak ve 6 aylık kıdeminin doldurmasına 1 gün kala fesih edilmesi hakkın kötüye kullanımı olup dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, feshin geçerli fesih olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.

yargitay0303

Dosyayı inceleyen Yargıtay 9.Hukuk Dairesi’ne göre; Somut uyuşmazlıkta; davacı işçinin işyerinde 16.09.2015 tarihinde iş sözleşmesi ile çalışmaya başladığı, davalı işveren tarafından iş sözleşmesi feshinin 14.03.2016 tarihinde davacıya işçiye bildirildiği, bu tarihe göre davacı işçinin davalı işveren nezdinde hizmetinin altı aydan az olduğu, davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağı anlaşıldığından, mahkemece davanın reddi yerine yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi hatalıdır.

Yani bu olayda davacının altı aylık kıdemini doldurmasına bir iki gün kalmasını önemsememiş ve şeklen inceleme yapılarak altı aylık kıdem doldurulmadığı gerekçesi ile kararın bozularak ortadan kaldırılmasına hükmedilmiştir.


SONUÇ

1- İş güvencesi hükümlerinden yararlanılması için altı aylık sürenin doldurulması şarttır.

2- Altı aylık sürenin dolmasına bir kaç gün kala iş sözleşmesinin feshedilmesi, otomatik olarak işverenin kötüniyetli olduğunu göstermez. Kötüniyetin varlığını iddia eden işçinin bunu salt sürenin azlığı ile olarak değil diğer deliller ile de kanıtlaması gerekir

Av. Eren Evren

        Okyay | Evren 
Avukatlık & Arabuluculuk 
   www.okyayevren.com

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir